
Kıbrıs sorununun girmiş olduğu çıkmaz sokakta hem güney hem de Kuzey Kıbrıs seçim stresi altında her çeşit populizmden medet ummaktadır.
Güney Kıbrıs Meclisi sıfır asker sıfır garanti konusunda, bizim buna hiç bir şekilde olumlu bakmayacağımızı çok iyi bildiği halde sırf seçim yatırımı ve kendi halklarına populizm uygulamakta , boş umut pompalamakta ve hatta Kıbrıslı Türkleri biraz daha cendereye sokmak için bir meclis kararı almıştır.
Bu çözümsüzlük ortamında Kıbrıs Türk tarafının uluslararası arenada eline geçmiş en iyi olanaklardan birisi olan ve uluslararası tanınmış bir organ olan Taşınmaz Mal Komisyonu’ nun işlevinin en verimli ve en hızlı bir şekilde çalıştırılması çok elzem iken, bu komitenin çalıştırılmaması hiçbir mazaretle kabul edilemez.
Taşınmaz Mal Komisyonunu oluşturan AB İnsan Hakları Mahkemesi, bu olanakla, Kuzey Kıbrıstaki Rum mallarını, bedellerini ödeyerek , takas veya iade yöntemlerini de kullanarak Kuzey Kıbrıstaki mülkü uluslararası hukukun içine çekmeye olanak yaratmıştır. Bu olanak son derece önemlidir ve sonuna kadar en verimli ve hızlı bir şekilde değerlendirilmelidir.
Bu çerçevede , son zamanlarda çalışma hızı yavaşlayan ve kaynak sıkıntısı çektiği anlaşılan Taşınmaz Mal Komisyonunun çalışmaları desteklenmeli ve maddi kaynak da yaratılmalıdır. TMK nın çalışma süreci uzatılmalı ve acilen Değer Artış Vergisi ile kaynak yaratılmasına destek olunmalıdır.
KKTC hükümetleri Kıbrıs Türkü için böylesine hayati olan bu kurumumuza her konuda destek olması gerekirken tam aksine çalışmasını zorlaştıran uygulamalar yapması anlaşılmaz bir durumdur.
Bu son derece önemli konuda Cumhurbaşkanımız Sn. Mustafa Akıncı’ nın hükümete serzenişte bulunmasını olumlu bulur, hükümetimizin bu uyarıyı büyük bir dikkatle değerlendirmesini temenni ederiz.







Türkiyeden gelen suyun hangi fiyatla halka verileceği ile ilgili hala daha belirsizlikler mevcuttur. KİYED, TC DSİ yetkilisi ve Lefkoşa Türk Belediyesi, Belediyeler birliği Sn. Başkanları ve Sn. Tarım Doğal Kaynaklar ve Gıda Bakanına yaptığı ziyaretlerde suyun maliyeti ile ilgili bilgi talep etmiş, fakat gereken detaylı bilgi alınamamıştır. Şu ana kadar eldeki tek veri, LTB tarafından açıklanan geçici dönemde Lefkoşa’da geçerli olacak su fiyatlarıdır. Gerçekçi hane başı tüketim ortalamalarına bakıldığında halkın büyük bir kısmının en yüksek fiyat kademesinden suyu alacağı görülmektedir. Bu da 2.30 TL’ye alınan suyun, ağırlıklı olarak 7 TL’ye halka satılacağı anlamına gelmektedir. Aradaki bu büyük fark, makul bir fiyatlandırma mantığından daha çok, belediyenin çarpık yapısının finansmanını işaret etmektedir. Tedarikçi kurum olan TC DSİ herhangi bir kademelendirme yapmazken LTB’nin fiyat kademelendirme yapması kafa karışıklığına yol açmaktadır.