DEVLET KURUMLARI HİZMET İÇİNDİR

kiyed logo_660

08 Mart 2019

DEVLET KURUMLARI HİZMET İÇİNDİR

Devletin sürdürülemez yapısı ve yurttaşların hizmetlerden memnuniyetsizliği  dönüşüm sağlayabilecek nitelikte bir “Kamu Reformu”nu zorunlu kılmaktadır. Bu dönüşümde “Kamu Görevlileri Yasası” önemli bir adımdır.

Kamu Görevlileri Yasa Tasarısına yönelik son çalışmada; kamu görevlilerinden olduğu kadar, vergileri ile Devletimizi ayakta tutan ve kamudan hizmet alan yurttaşlarımızın görüşleri mutlaka alınmalıdır.

Devletin çalışanlar eliyle, nitelik ve nicelik olarak çok daha tatminkar hizmet verebilmesi mümkündür. Eğitimden, sağlığa, alt yapıdan çevreye kadar her alanda doğrudan devletten beklenen; hizmetlerin aksamadan yürütülmesi, denetimlerin düzenli olarak yerine getirilmesi ve ekonominin önünü açacak yatırımların hayata geçirilmesidir.

Kamuda reformdan söz edebilmek için; Kamu hizmet sınıflarını azaltmak ve ihtiyaca göre gerekli yerde insan kaynaklarını değerlendirmek zorundayız. Kamudaki yöneticilik hizmetleri sınıflarına özel kesim çalışanlarının da yapılacak sınavlarda başarılı olması halinde görev alabilmesinin önü açık olmalıdır. Gelişmiş tüm ülkelerde olduğu gibi sağlık hizmetinin primli bir hizmet olmasının istenmemesi sağlık alanında yapılabilecek reformların da red edilmesidir. Geçici memur ve işçiler hizmete alım neden ve koşullarına uygun hizmet vermek durumundadırlar. Kamuda çalışma saatlerini yaymadan ve hizmetin gerektiği yerlerdeki sürekliliğini ve uygun maliyetlerle yürütülmesini sağlamadan reformdan bahsedemeyiz.

Devletin kamu çalışanı için var olduğu algısı yerine “Devlet Tüm Yurttaşlar İçindir” gerçeğinin hayata geçirilmesi esas alınmalıdır. Kamu reformunda, “yurttaş memnuniyeti ve refahı” ulaşılacak ana hedef olmalıdır.

Kamu görevlilerinin verdiği hizmeti ölçen ve yükselmelerinde belirleyici olan performans kriterlerinde hizmet alanların değerlendirmeleri de dikkate alınmalıdır. “Kamu Yönetimi Geliştirme Kurulu”nda hizmet alanların yani yurttaşların temsilcileri yer almadan ve tamamen hizmet verenlerden oluşan bir Kurul ile gelişme sağlanamaz.

Kamu çalışanlarında ödül ve ceza sisteminin uluslararası kabul görür seviyelerde olması gerekmektedir. Net disiplin cezalarının öngörüldüğü bir yasada ödüller de geliştirilerek uygulanmalıdır.

Milli geliri kamu ve özel sektördeki tüm kesimler hep birlikte yaratmaktayız. İşbirliği içerisinde birbirimizi anlayarak ve cesaretle dönüşüm sağlayacak reformları da  Milli geliri ve refah seviyemizi üst seviyelere çıkarmak için  hep birlikte sahiplenmeliyiz.

KİYED Yönetim Kurulu

BÜYÜMEYE DAYALI EKONOMİ ve YAPISAL REFORMLAR 2019 İÇİN ÖNCELİKLİ HEDEF OLMALI

kiyed logo_660

BÜYÜMEYE DAYALI EKONOMİ ve YAPISAL REFORMLAR 2019 İÇİN ÖNCELİKLİ HEDEF OLMALI

Dünya ekonomisinin düşük oranlı büyüme sürecine girdiği bu dönemde Kuzey Kıbrıs Ekonomisi de sürdürülebilir büyüme trendini yakalayamamış ve buna ek olarak 2018 yılında Türk Lirası’nda yaşanan değer kaybı ekonomideki sorunları derinleştirmiştir.

Hükümetin almış olduğu önlemler kısa süreli olarak ekonomideki ağır hasarı kısmen engellemiş olsa da; önemli olan bu önlemleri kalıcı yapısal reformlara dönüştürebilmektir.

Ülkemizin, ekonominin gelişmesine yönelik oluşturulacak vizyon ve bu vizyona hizmet edecek entegre kaynak planlamasına ihtiyacı vardır. Oluşturulacak bu vizyon ile ortak bir hedefe ulaşma konusunda oluşacak ülke yönetim sinerjisi 2018 yılında ekonomide yaşanan sıkıntıları atlatmamıza ve 2019 yılı içerisinde yapısal reformları hayata geçirmemiz için bir fırsat oluşturmaktadır.

2019 yılında öncelikli olarak kamu; yurttaş ve işletmelere nitelikli, sürekli, düzenli hizmet verebilecek şekilde organize edilmelidir.

Bu bağlamda Kamu Görevlileri Yasasının yurttaş memnuniyetine odaklanarak meclisten geçmesi sağlanmalıdır.

Çözümsüzlük ortamında 2019 yılında öncelik vermemiz gereken diğer bir konu da Kıbrıs Türk tarafının uluslararası arenada eline geçmiş en iyi olanaklardan birisi olan ve uluslararası tanınmış bir kurum olan Taşınmaz Mal Komisyonu’nun işlevinin en verimli ve en hızlı bir şekilde çalıştırılması olmalıdır.

Taşınmaz Mal Komisyonunu oluşturan AB İnsan Hakları Mahkemesi, bu olanakla, Kuzey Kıbrıs’taki Rum mallarını, bedellerini ödeyerek, takas veya iade yöntemlerini de kullanarak Kuzey Kıbrıs’taki mülkü uluslararası hukukun içine çekmeye olanak yaratmıştır.  Bu olanak son derece önemlidir ve sonuna kadar en verimli ve hızlı bir şekilde değerlendirilmelidir.

Bu çerçevede, son zamanlarda çalışma hızı yavaşlayan ve kaynak sıkıntısı çektiği anlaşılan Taşınmaz Mal Komisyonunun öncelikle alınan kararları yerine getirilmeli,   çalışmaları desteklenmeli ve maddi kaynak da yaratılmalıdır.

Maronitlerin, KKTC topraklarındaki mülklerinin iadesi ve eskiden yaşadıkları dört köye geri dönmeleri kararı alınmış ve Başbakanlık koordinatörlüğünde bu yöndeki çalışmalara başlanmıştır.

2019 yılında Maronitlerin köylerine dönmesi fiilen gerçekleşmeye başlamalıdır.

Tanınmayan ülkemizde uluslararası hukukun geçerliliği ve etkinliği anlamına gelecek olan bu uygulama ülkemize karşı tam tersi yönde yapılan değerlendirmelerin gerçek olmadığını göstererek uluslararası topluma kabulümüz için verilen mücadelede elimiz güçlenecektir.

Türkler için şimdiye kadar uluslararası toplumdan alınmış en önemli artı değerler olan Taşınmaz Mal Komisyonundan sonra uluslararası hukuka dâhil olmamız yönünde önemli bir adım atılmış olunacaktır.

KİYED olarak tam destek verdiğimiz yukarıda bahsettiğimiz süreçleri takip ederek, yaşanacak gelişmeleri 2019 ylında halkımızla paylaşmayı görev olarak kabul ediyoruz.

Tüm halkımıza daha refah, huzurlu ve mutlu bir yıl dileriz.

Saygılarımızla,

KİYED YÖNETİM KURULU

Krizden kısa vadede çıkmak mümkündür!

tunnel

16/09/2018

Krizden kısa vadede çıkmak mümkündür!

Ekonomik kriz Türk Lirasının değer kaybından dolayı tetiklenmiştir. Buna bağlı olarak yaşanan enflasyon ve devam eden belirsizlik nedeniyle tüm sektörlerde endişeli bekleyiş devam etmektedir.
Ekonomik yapımızın sürdürülebilir ve daha dayanaklı olması için, enerji, tarım, kamu, sağlık, turizm ve eğitim gibi sektörlerde gerekli olan yapısal reformların hayata geçirilmesi gerekmektedir.
Yapısal reformlar dış finansman desteği ile mümkün olabilir. Bu konuda siyasi konumumuz nedeniyle tek nefes borusu Türkiye Cumhuriyeti’nin sağlamakta olduğu kredi ve hibelerdir.
Cari harcamalar için değil, ekonomimizin sürdürülebilir olması için bu finansmanı talep etmek utanılacak bir konu değildir. Önemli olan alınan kredi ve/veya hibe kaynağını doğru alanda kullanmaktır.

KIYED olarak bizler hükümetimizin yaşanan kriz karşısında gerekli çalışmaları yapacak kapasiteye sahip olduğu inancındayız.

Bu inançla; Hükümetimizin:

  • Hazır olduğunu düşündüğümüz teknik ekibi ve projeleri ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri ile zaman kaybetmeden görüşerek, yapısal reformları hayata geçirmesini,
  • Halktan talep edilen fedakarlığın ne için, ne kadar süre ile ve hangi sebeple istendiğini ve sonuçtaki getirilerin ekonomik hayata nasıl yansıyacağının şeffaf bir şekilde anlatmasını,
  • Krizden çıkılması için alınan tedbirlerin sadece belirli sektörlere yönelik olmamasını,
  • Halktan tasarruf beklenirken, kamunun da aynı hassasiyeti göstermesini,
  • Türkiye Cumhuriyeti tarafından sağlanan finansman olanaklarının yapısal reformlar için kullanılmasını,
  • Kısa vadede çarşının nefes  alması için derhal güneyden geçiş kapılarındaki sorunun çözülerek döviz girişinin artırılmasını,ve
  • Bunu yaparken, Hükümetimizin bir sonraki seçimleri değil, ekonomik ve sosyal yapımızın geleceğini düşünmesini, beklemekteyiz.

Saygılarımızla,

KİYED YÖNETİM KURULU

Maronitlerin Dönüşü Neden Gecikiyor?

imageweb

26 Ağustos 2018

Maronitlerin Dönüşü Neden Gecikiyor?

Bir yılı aşkın bir süre önce çok yerinde bir kararla; Maronitlerin KKTC topraklarındaki mülklerinin iadesi ve eskiden yaşadıkları dört köye geri dönmeleri kararı alınmış ve Cumhurbaşkanlığı koordinatörlüğünde bu yöndeki çalışmalara başlanmıştı.

KKTC’nin kendi iradesi ile uygulayacağı bu kararın ülkemize ciddi kazanımları olacağı çok açıktır;
• Tanınmayan ülkemizde uluslararası hukukun geçerliliği ve etkinliği anlamına gelecek olan bu uygulama ülkemize karşı tam tersi yönde yapılan değerlendirmelerin gerçek olmadığını göstererek uluslararası topluma kabulümüz için verilen mücadelede elimiz güçlenecektir.
• Türkler için şimdiye kadar uluslararası toplumdan alınmış en önemli artı değerler olan Taşınmaz Mal Komisyonundan sonra uluslararası hukuka dâhil olmamız yönünde önemli bir adım atılmış olunacaktır.
• Kuzeydeki fiili durumdan korkup kaçtıklarını tekrarlayarak ayrılığın ve düşmanlığın sürmesini tahrik eden Rum şoven çevrelerin söylemlerinin tam aksine hiç de korkulacak bir durum olmadığı gösterilecek, toplumlar arası yumuşamada ciddi bir adım atılmış olacaktır.
• Uluslararası toplum nezdinde siyasi zeminde yaşanacak bu kazanımlara yaklaşık 4,000 Maronitin bölgemizde ekonomik yaşama yapacağı katkıyı da eklersek bu çalışmanın hızlandırılarak sonuçlandırılması daha da önem kazanmaktadır.

Türkiye’nin ve KKTC’de iktidarı paylaşan dört parti ile hükümetimizin tam destek olmasına rağmen geçen bir yıllık sürede neden konu sonuçlandırılamamış ve amaçlanan hedeflere ulaşılamamıştır?

Maronitlerin geri dönüşünün uluslararası siyasette Kıbrıs Türk tarafı lehine olumlu bir gelişme olacağı için Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin engellemek isteyeceğini ve bu yönde girişimlerde bulunacağını, Güney’deki milliyetçi faşist güçlerin ve Kilise’nin de bu tavrı körükleyeceğini biliyoruz. Maronit cemaatinin insancıl gerekçelere dayalı geri dönüş hakkını kullanma iradesini ısrarla koruyacağını da öngörmekteyiz.

Derneğimizin yaptığı temaslarda KKTC kamu harcamaları dikkate alındığında çok minimal bir para ihtiyacı ve tapu kayıtları ile ilgili bazı bilgilerin talep eden makamlara zamanında ulaştırılmadığı gibi bir takım bürokratik sıkıntılar olduğunu öğrendik.
Buna karşın yakında görüşmek için talepte bulunduğumuz sayın Maliye ve İçişleri bakanlarımızın destek beyanlarında samimi iseler bu sorunların aşılmasını derhal sağlayacaklardır..

Kendi yönetim irademizi ortaya koyarak ülkemize büyük kazanımlar getirecek olan bu uygulamanın hayata geçmesinin daha fazla gecikmesi halinde; güneydeki engelleyici faşist çevrelerin kuzeydeki paydaşları ile işbirliğinde olduğunu herkes görmelidir.

KİYED olarak tam destek verdiğimiz bu süreci takip ederek yaşanacak gelişmeleri halkımızla paylaşmayı görev olarak kabul ediyoruz.

Saygılarımızla
KİYED YÖNETİM KURULU

Sn. Çeler Devlet Adamı gibi Davranmalı!

kiyed logo_660

02.08.2018

Sn. Çeler Devlet Adamı gibi Davranmalı!

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sn. Zeki Çeler’in Kıbrıs Türkünün verdiği eşitlik ve varoluş mücadelesi ve limanlarımızla ilgili ambargolara karşı uğraşlarını yok sayıp bu resmi görevi devam eden bir devlet adamı iken Güney Kıbrıs havaalanını kullanarak seyahat etmesi kabul edilebilir bir davranış değildir.

Sn. Zeki Çeler’in tüm geçmişimizi yok sayarak pahalı bilet diye açıkladığı kendi küçük maddi çıkarı için 60 yıllık uğraşları göz ardı etmesi ve Güney Kıbrıs havaalanını kullanarak ve KC pasaportu ile seyahat etmesini yadırgıyoruz.

Sıradan yurttaşın seyahat özgürlüğü ve tüketici haklarına saygıyı kabul ederken, yeminle makamına oturmuş bir siyasinin kendi maddi menfaatleri için kendi varoluşunu inkar etmesinin makamına  ve halkımıza yakışmadığını, sorumsuzluk olduğunu düşünüyoruz.

Saygılarımızla
KİYED

Maronitlerin Dönüşü KKTCyi Yüceltir

kiyed logo_660

03.07.2018

Maronitlerin Dönüşü KKTC’yi Yüceltir

Uluslararası tanınmayan ülkemizde uluslararası hukukun geçerliliği ve  etkinliğinin dünyaya ifadesi, tanınmamızı engelleyenlere karşı en güçlü hamledir. Halkımızın sahiplendiği İnsan haklarına saygı ve demokrasi değerleri aynı zamanda uluslararası tanınmada gücümüzdür.

Maronitlerin dönüşünü sorun haline getirmeden çözmek halen çözülememiş olan siyasi sorunumuzda bizi güçlü kılacak uluslararası atılımlardan biridir. Bu kazanımı elde etmek için dışarıya bağlı olmadan tek taraflı adım atılabilir.

Bu düşüncelerle Maronitlerin 74 öncesi yaşadıkları mülklerine geri dönmeleri bize çok çeşitli yararlar getirecektir.

Küçük bir azınlık olarak aramıza katılmaları, dini açıdan bağlı bulundukları ve halen olaya ilgi ile bakan Papa’lık nezdinde olumlu bir algılama yaratacaktır.

74 sonrasında Maronitlerin mülkleri eşdeğer kapsamına alınmamıştır ve devlet kontrolunda bekletilmektedir. Bu mülklere Kıbrıs Türk idaresinde geri dönüşleri  ve yatırım yapmaları ekonomiye de katkı yapacaktır.

Bu hareketimiz, zaten son derece önemli olan TAŞINMAZ MAL KOMİSYONU çalışmalarına da ciddi bir ivme katacaktır. TMK Kıbrıslı Türkler için şimdiye kadar uluslararası toplumdan alınmış en önemli artı değerlerden birisidir.

Tüm bu konular sıralandığında Maronitlerin geri dönüşü ve KKTC vatandaşı şeklinde veya geçici olarak beyaz kimlikle burada yaşamaya başlamaları hem bize ciddi olumlu katkı olacak hem de uluslararası topluma katılım girişimlerimize ivme kazandıracaktır

Saygılarımızla,
KİYED YÖNETİM KURULU

DEVLET TÜM YURTTAŞLAR İÇİNDİR

kiyed logo_660

21 Haziran 2018

DEVLET TÜM YURTTAŞLAR İÇİNDİR,

yalnız kamu çalışanlarının değildir. !

Devlet yapısının yetersizliğinin tespiti, kısa geçmişimize göre çok eskidir. On yıllardır konuşulan kamunun yeniden yapılandırılması yani “Kamu Reformu” diye adlandırılan “Kamu Görevlileri Yasası” nihayet taslak haline geldi. Ancak anlaşıldığı kadarı ile temel felsefe ihmal edilerek, ağırlıklı olarak kamuda görevli kesim temsilcilerinin görüş ve önerilerine göre şekillendi, kamu dışında hizmet bekleyen ve kamuyu vergileri ile ayakta tutan yurttaşlar ihmal edildi.

Devlet daha verimli çalışmalıdır: Vergi veren, yaşamından özveri ile kaynak aktaran kamu dışındaki yurttaşların, vergileri karşılığı beklediği hizmet nitelik ve nicelik olarak tatminkar olmaktan çok uzaktır. Eğitimden, sağlığa, alt yapıdan çevreye kadar her alanda doğrudan devletten beklenen hizmet, yatırım ve denetim yetersizdir. Kamu reformu bunun için olmalıdır.

Kamu daha az kaynak tüketmelidir: KKTC’de bütçenin diğer ülkelere göre abartılı bir oranı yalnızca kamu çalışanı tarafından tüketilmektedir (%85). Sanki ortaçağ aristokrasi sınıfı gibi devletin kamu çalışanı için var olduğu algısı yaratılmış, hizmet bekleyen vatandaşa tepeden bakan davranış yerleşmiştir. Kamu reformu bunu düzeltmelidir.

Milli gelirden alınan pay oranlarında kamu / özel sektör dengesizliği düzeltilmelidir:  Özel sektörde hem iç rekabet hem de dış rekabet ile dengelenen ücretler ve mal hizmet bedelleri teknoloji, verimlilik ve ölçeğimizin gerçeği olarak oluşur. Çalışma disiplini ve niteliği düşük özel sektör birimleri ekonomik eylemini sürdüremez, doğal seleksiyon ile ortadan kalkar. Buna karşılık, tekel olarak üretilen kamu hizmetlerinde, kalitesiz hizmet, disiplinsiz çalışma ortamına rağmen, yurttaşın memnuniyetsizliğini dikkate almadan, üstelik hizmet bedeli olarak uçuk düzeyde ödeme ve haklarla yaşamını sürdürür.

Sonuçta sektörler arasında kazanılan haklarda ortaya çıkan adaletsiz ve abartılı oran sapması ekonomimizde üretme şevkini ve heyecanını ortadan kaldırır. Kamu reformu adaletsizliği düzeltmeli, dengesizliğin daha da artmasına izin vermemelidir.

Kamu – özel sektör arasında serbest geçişe imkan verecek şekilde var olan her türlü imtiyazlı kast sınıfı tarzı sistem terk edilmelidir. Yeterlilik temelinde çalışma hayatı özel sektörden kamuya, kamudan özel sektöre geçişlere uygun olmalı, sosyal haklar ve kıdem anlamında süreklilik korunmalıdır.

Kamu reformunda, “yurttaş memnuniyeti ve refahı” ulaşılacak ana hedef olmalıdır: Bu nedenle kamuda çalışanlardan daha çok, hizmet bekleyen kesimlerin temsilcileri ile kamu reformu konuşulmalıdır. Batan bir KİTde çalışanların kamuya alınması yetmezmiş gibi, önceki şirkette geçen süreleriyle ilgili çıkarlarına gösterilen titizlik, özel sektöre ve esnafa gösterilmemektedir.

E-Devlet ve teknoloji kullanımı Kamu Reformunda yer almalıdır: Değişen ve gelişen teknolojilerle iş yapma şekli ve verimliliği değişti ve değişim sürmektedir. Eski kadro anlayışından çıkılmalıdır. Kademe ve sınıf ilerlemesi; yalnızca kadronun işgal edilme süresine göre değil, beceri, sürekli eğitim, performansa dayalı olarak, yenilenmeye, gelişmeye motive edici olmalıdır. Kazanılmış haklar ve statüko korumacılığı üzerine kurulu bugünkü düzen ile kamu reformu yapılamaz.

Kamu reformunun yalnızca kamudan nemalananların görüşleri ve istekleri doğrultusunda yapılması adaletsizliktir: Diğer kesimlerden de görüş alınmalı, gelişmeye ve ilerlemeye açık olmalıdır.

Hükümeti, öncelikli olarak;

1) Devletin merkezinde güçlü bir yönetim kapasitesi oluşturmaya,

2) Sağlık ve benzeri kamu hizmetlerine erişimi artırmaya,

3) Eğitim ve benzeri kamu hizmetlerinin kalitesini artırmaya,

4) Yatırımcı ve iş insanına verilen hizmetlerin kalitesini ve etkinliğini artırıp, bürokrasiyi azaltamaya,

5) Adalet ve enerji gibi hizmetlerin etkinliğini artırıp, maliyetlerini düşürmeye

6) Bu öncelikli hedefleri bütünleyecek şekilde kamunun ve kamu çalışanlarının kapasitesini, kalitesini ve itibarını artırmak maksadıyla Kamu Görevlileri Yasasında yapılacak değişiklikleri doğru zeminde ele almaya davet eder, Kamu Görevlileri Yasasında yapılacak değişikliklerin kamu reformu şeklinde nitelendirilmesinin yanlışlığı hususunda hükümeti uyarmayı görev biliriz.

 

KİYED Yönetim Kurulu adına

İsmail SAYI
Başkan

 

TMK KARARLARI İÇİN KAYNAK YARATILMALIDIR

tmk

20 Mayıs 2018

TMK KARARLARI İÇİN KAYNAK YARATILMALIDIR

Kıbrıs sorununa adil ve kalıcı bir çözüm bulma gayretlerini desteklemekteyiz.

Çözüm sürecinin nasıl gelişeceği veya nasıl sonuçlanacağını öngörmek bugün için mümkün değildir. Her ne sonuç yada çözüm modeli olursa olsun Kıbrıslı Türklerin kendi yaşamlarını iyileştirecek her adımı da gecikmeden atmaları gereklidir ve acildir.

Kıbrıs sorununun zor konularından biri mülk konusu olarak kabul edilmektedir. Mülk sorununun çözümü Kıbrıs sorununun çözümüne çok ciddi olumlu katkı yapacaktır.

Uluslararası tanınmış TAŞINMAZ MAL KOMİSYONU çalışmalarına devam etmekte ve kararlar üretmektedir. Ancak TMK sonrası icraat tatminkar olmaktan uzaktır. Bu yetersizliğin ana nedeni mali kaynak eksikliğidir. Kaynak sorununun aşılması için tüm siyasilerin, durumun aciliyetini ve önemini kavrayarak, diğer düşünce, görüş ve ideolojilerdeki ayrışmalarını bir kenara bırakıp, sonuç alıcı ve hızlı bir çalışma içine girmeleri Kıbrıs Türkleri için hayati önem taşımaktadır.

Bu nedenle Hükümetimizin ve meclisimizdeki tüm siyasilerin, siyasi rozetlerini bu konu için bir kenara bırakarak Taşınmaz Mal Komisyonunu destekleyecek, mali yapısını güçlendirecek yasal düzenlemeler için hızla ve acilen çalışmaları gerekmektedir.

Sorunu kamuoyunun gündemine getirmeyi bir görev olarak kabul ediyor, geleceğimiz için TMK nın güçlendirilmesi konusunda, halkımıza siyasilere baskı yapmalarını ve onları cesaretlendirmelerini önemle tavsiye ederiz.

KİYED olarak sorunun çözümüne katkı koymaya hazır olduğumuzu bir kez daha beyan ederiz.

Saygılarımızla,

KİYED Yönetim Kurulu
Adına

İsmail SAYI
Başkan

Kışkırtmalara Karşı Uyanık Olalım

kiyed bildiri 180124

Ülkemiz Kuzey Kıbrıs kimsenin onaylamayacağı bir şekilde kaosa sürüklenmektedir.

Pazartesi günü yaşanan baskın ve kırıp dökme eylemleri, meclis binasının damına saldırganların çıkması, Kıbrıs Türk halkının tümü tarafından şiddetle kınanmalıdır.

Meclisin güvenlik zaafiyeti ve polisin hiçliği yürekler acısı bir durumdur. Sorumlular bellidir, ivedi şekilde adalete teslim edilmeli ve yargılanmalıdır. Savcılık ve polis bunun için vardır. Yapılamıyorsa demokrasimizin ve güvenliğimizin tehdit altında olduğu gerçeği iyi algılanmalıdır.

Olaylara bahane olan kışkırtmacılar ne de korku yaymaya çalışan zorbalar, makamları, işleri her ne olursa olsun Kıbrıs Türk toplumunu yansıtamaz.

Derneğimiz KİYED Türkiye’nin Afrin’e haklı müdahalesini destekler ve benimser. Derneğimiz ve Kıbrıs Türk toplumu kışkırtıcıların Türkiye ve Türk Ordusu için sarfettikleri tutarsız ve dayanaksız görüşlerini red eder ve paylaşmaz. Ancak en kötü koşullarda bile faşist EOKA çetelerine ve Rum baskılarına direnerek hoşgörülü demokrat kimliğini koruyan kahraman Kıbrıs Türk’ü kimin gönderdiği belirsiz zorbalara ve getirilmeye çalışılan ilkel kültürüne karşı da durmasını bilir.

Bu süreçte, Cumhurbaşkanımız Sn. Akıncı’nın bu konu ile ilgili açıklamalarını doğru ve çok yerinde olarak yorumladığımızı belirtiriz. Sn. Cumhurbaşkanımızın olaylara müdahele için bölgeye gitmesini takdir ederken, polisin yeterli korumayı yapmamasını şiddetle kınıyoruz.

Halkımızı kışkırtmalara karşı uyanık olmaya, düşünceye düşünce ile karşı koyan barışçıl, hukuka saygılı, hoşgörülü ve demokrat kimliğine sahip çıkmaya devam etmesini önemle vurgularız.

Saygılarımızla
KİYED

TAŞINMAZ MAL KOMİSYONU DESTEKLENMELİDİR

tmk

Kıbrıs sorununun girmiş olduğu çıkmaz sokakta hem güney hem de Kuzey Kıbrıs seçim stresi altında her çeşit populizmden medet ummaktadır.

Güney Kıbrıs Meclisi sıfır asker sıfır garanti konusunda, bizim buna hiç bir şekilde olumlu bakmayacağımızı çok iyi bildiği halde sırf seçim yatırımı ve kendi halklarına populizm uygulamakta , boş umut pompalamakta ve hatta Kıbrıslı Türkleri biraz daha cendereye sokmak için bir meclis kararı almıştır.

Bu çözümsüzlük ortamında Kıbrıs Türk tarafının uluslararası arenada eline geçmiş en iyi olanaklardan birisi olan ve uluslararası tanınmış bir organ olan Taşınmaz Mal Komisyonu’ nun işlevinin en verimli ve en hızlı bir şekilde çalıştırılması çok elzem iken, bu komitenin çalıştırılmaması hiçbir mazaretle kabul edilemez.

Taşınmaz Mal Komisyonunu oluşturan AB İnsan Hakları Mahkemesi, bu olanakla, Kuzey Kıbrıstaki Rum mallarını, bedellerini ödeyerek , takas veya iade yöntemlerini de kullanarak Kuzey Kıbrıstaki mülkü uluslararası hukukun içine çekmeye olanak yaratmıştır.  Bu olanak son derece önemlidir ve sonuna kadar en verimli ve hızlı bir şekilde değerlendirilmelidir.

Bu çerçevede , son zamanlarda çalışma hızı yavaşlayan ve kaynak sıkıntısı çektiği anlaşılan Taşınmaz Mal Komisyonunun çalışmaları desteklenmeli ve maddi kaynak da yaratılmalıdır. TMK nın çalışma süreci uzatılmalı ve acilen Değer Artış Vergisi ile kaynak yaratılmasına destek olunmalıdır.

KKTC hükümetleri Kıbrıs Türkü için böylesine hayati olan bu kurumumuza her konuda destek olması gerekirken tam aksine çalışmasını zorlaştıran uygulamalar yapması anlaşılmaz bir durumdur.

Bu son derece önemli konuda Cumhurbaşkanımız Sn. Mustafa Akıncı’ nın hükümete serzenişte bulunmasını olumlu bulur, hükümetimizin bu uyarıyı büyük bir dikkatle değerlendirmesini temenni ederiz.